Bolluk, Bereket ve Farkndalk zerine
by
Bolluk, Bereket ve Farkndalk zerine

Dolce Far Niente! Kzn boynunda mavi uzunca bir fular, ayanda bu gneli havaya aldanlmaz diyerek geirdii botlar, srtnda antas ile sahil boyunca "dnmeden yrmeyi" diliyor her admnda.

Gne, tenini stt gibi styordu iini de. Yznden keyif notalar sayordu etrafa. Evrenin bolluk ve bereketini iine ekmeye niyetleniyordu. Bakt her yerde Gne`in masyla kendini gsteren berekete tank oluyordu: Sahil boyunca aan iekleri, denizden beslenen martlar, oltalarna balk vuran balklarn cokusunu, pamuk tarlas gibi yaylan bulutlarn kar kydaki dalarn doruunda konaklamasn... yle bir Gne`e bakyordu "gnebakanlar" gibi, yznde bir tebessm, sonra derin bir nefes ekiyordu iine...Derken hemen peinden bir ohhh diyerek soluk veriyor ve nefes devir daimi yapyordu sktla.

O an sadece bu bereket hazinelerinin farknda olmay semiti. talyanlarn "dolce far niente" dedikleri, hibir ey yapmama niyeti vard iinde.

Ama antasnda okumasn bekleyen kitabnn sayfalar iini gdklyor... Acaba kitabn kahraman o uaa binip de gidecek mi? "Yok yok ,giderse film biter abla, naptn sen!" tadnda bir durum anlayacan... Haliyle bu durum meraklandryor onu da...

Bir de fotoraf makinesinin, bahar karlayan yeryznn tankln yapmak istercesine keyif lklarn iitiyor, antasnn iinden. O iei, bcei, kar dalar, denizi, insanlar... her eyi ek ite, bak yanndaym... eklindeki makinenin seslenilerine daha fazla dayanamaz elbette...

Oysa, termosundaki ayndan bir ka bardak itikten sonra hemen altnda oturduu aacn yeni yeeren dallarn, o aaca kan karncalar, kitabnn zerinde bu yaz fontundaki virgl (,) byklndeki yeil bcecii, ekilden ekle giren bembeyaz bulutlar, bir nehrin akn andran denizin dalgalarn, uzun imenlerin arkasna gnein yansyan ho k kmelerini izleyecekti sadece...

Hibir ey yapmamak bir sanat dedi bunlarn hepsini gzlemlerken...
Herkesin harc deildi dnmeden, sadece doay izlemek... Sadece nefes alp vermek... Sadece ve sadece bulunduu evrende kendi varlnn doldurduu hacmin varl ile yetinmek... Evrende olagelen her bir hareketin ona adm adm yaklaan bir bereket pnar gibi aktn grebilmek... te bunlar deneyimlemek istiyordu.

Dn birinin ona syledii krc bir cmleyi aklna getirmeden, ii u gn yetitirmeliyim, telefon faturasn yarn yatrmalym, haftasonu uraya gitmeliyim, vd da vd, vd da vd... Bunlar dnrken zihni hibir ey yapmam olmuyordu... ve kitap okurken o aa altnda ya da bir gelinciin fotorafn ekerken veya telefonda konuurken denize bakt srada... Yavalamadan, sukta brnmeden nasl farkna varabilirdi sahip olduklarnn zenginliini.

Yine de halinden memnundu nk "hibir ey yapmamay" beceremese de denemiti. Sanki bir sreliine de olsa baarmt bunu. Ya da ona yle gelmiti.

Kendine ait zamanlarn birinde sadece kendinle ba baa kalmay denemek ne kadar zor olabilirdi ki? Bylece "an"da yaayp, hayatna gelen bolluk ve bereketin de farknda olabilecek, kretmeyi bir bor bilecek... Farkndalk ve kr halinin, gerek zenginliin, bereketi aran temel anahtar olduunu da renecek...

Artk retmeye, vermeye ve almaya hazrd. Hayattan gelen armaanlara ve iindeki bolluk duygusuna kaplar ardna kadar almt.

Gnn sonunda o kzn yznde grlen ifadede bir daha bunu denemek istedii yansyordu aynaya... Ben grdm!

yaz & fotoraf: Pnar Yavuz

Bolluk Bereket'in makalesini siz de AddThis eklentimiz ile paylan:
 

Yorum Ekleyin