İçinde Efsun Olduğuna İnanılan... Nar
İçinde Efsun Olduğuna İnanılan... Nar

Kırmızıya baktı kız, gözleri kamaştı!
Eline aldı bu alına al katmış, özenile bezenile yaratılmış meyveyi. Dokundu ona, evirdi, çevirdi ve tattı. Gözlerini kapadı, bedenine ve ruhuna verdiği şifayı kabul etti.
Şükretti...

Peki bu meyve, neyin nesiydi?

Bereketi çağrıştıran, sağlık kaynağı olan, aşkın rengini en hakiki tonlarıyla taşıyan nar; masallarda, bilmecelerde, tekerlemelerde, mitolojide sıkça karşımıza çıkan büyülü bir meyve...

Farsça "ateş kırmızısı" anlamına gelen ve Ortadoğu kökenli bir meyveyle, narla tanışan Türkler de bir çok yerde simge olarak narı kullanmışlardır.

Narın bıçakla kesilmeden ve yumrukla kırılarak yenmesi, yani araya bir yabancı/aracı sokulmaması da halk inancı haline gelmiştir. Hatta öyle ki halk arasında bir başka inanca göre, nar tanelerini dökmeden yiyen ve bitirenin cennete gideceğine inanılır...

Semavi dinlerin kutsal kitaplarında da karşımıza çıkan bu gizemli meyve; doğurganlığın, bolluğun, sonsuz hayatın sembolü olarak karşımıza çıkarken, mitolojide de yenilmezliği ve güçlülüğü temsil etmiştir.

Nar, bazı eski çağ toplumlarında da içinde efsun olduğuna inanılan bir meyvedir...

Doğurganlığı temsil etmesinde, nar meyvesinin anne rahmine ve plasentaya benzetilmesinden yola çıkılır. Ayrıca, meyve açıldığında kırmızı renkteki özsuyun, doğum sırasındaki kanamaya benzetilmesi de kadınlığı en güçlü temsil eden meyve konumuna getirmiştir narı.

Tanrıça Hera`ya adanan, Afrodit`in kutsal meyvesi olan, Kibele`ye kurban olarak sunulan, kimi inanışlara göre Adem ve Havva`nın cennetten kovulmasına neden olan nar, günümüzde de bereketin sembolü olmaktan ve çeşitli ritüellerde başrolü oynamaktan geri kalmıyor.

Yazar: Pınar Yavuz

nar

YouTube video